Maraş(Kahraman)İli İlçeleri

28 Haziran 2009
By

206İLÇELERİ

Kahramanmaraş(merkez):
Kahramanmaraş ilinin merkezi olan şehirdir. Kurtuluş Savaşı’nda işgale direnişi nedeniyle şehre İstiklal Madalyası verilmiştir.Dövme dondurmasıyla meşhurdur. Kahramanmaraş ın dövme dondurması yerel şirketlerin azmi ve katkısıyla ünü tüm dünyaya yayılmış ve birçok dünya şehirlerinde dondurma şubeleri açılmıştır. Japonya dan tutun Amerikaya, Avustralyadan Dubai ye kadar birçok ülkede şehrin ve dondurmanın yerel firmalarca tanıtımı yapılmaktadır.
Kahramanmaraş’ın kurtuluş savaşı’n dan önceki adı Maraş’dır.Kurtuluş savaşı’n dan sonra Kahraman unvanı verilmiştir.
Ahır dağı eteklerinde kuruludurişsizlik sorununun olmadığı ender şehirlerimizdendir Türkiye’deki tekstil sektörünün kalbi konumundadır. Bu ünvanı Denizli ve Bursa’dan alması rastlantısal değildir. Teşvik dağılımlarında alınan teşviğin yatırıma dönüşmesi oranı Kahramanmaraş’ta %94 dür.
Merkez ilçeye bağlı olarak 3 bucak vardır.
Şehrin nüfusu 2008 yılına göre 379.894′tür.1927′de 26.000 olan nüfusu, 1990′da 228.129′a, 2000′de 326.198′e, 2007′de 371.463′e çıkmıştır.
Afşin:
Kahramanmaraş ilinin bir [ilçe]sidir. Türkiye’nin birinci Dünyanın ikinci büyük termik santrali bu ilçededir. Aynı zamanda “Yedi Uyurlar” olarak bilinen eshab-ı kehf-in bu ilçede bulunduğu mahkeme kararı ile araştırma yapan bilim adamları tarafından onaylanmıştır.
Türkiye’nin en önemli ozanlarında Aşık Mahsuni Şerif te Afşin’in Berçenek köyündendir.
İlçenin en büyük kasabası yaklaşık 15.000 nüfusu ile Arıtaş kasabasıdır. Kangal Köyü, Esence kasabası ve birçok köyler ilçeye bağlıdır.
İlçenin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına dayanmaktadır. Binboğa dağlarının eteklerinde kurulmuş olan İlçenin eski adı ARABİSUS olup, EFSUS (Efesus) ve YARPUZ isimlerini de almıştır. 1944 yılında Afşin adını almış ve aynı yıl 4642 Sayılı Kanunla İlçe olmuştur.
Tarihi M.Ö. 3000 yılına uzanan Afşin’de, Hitit’ler, Asur’lular, Pers’ler, Makedonya’lılar, Roma’lılar, Bizans’lılar ve zaman zaman Araplar hakim olmuşlardır. 1071 Malazgirt Zaferiyle Selçuklu’ ların egemenliğine girmiş, 1522 yılından sonra Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılan Afşin Cumhuriyet dönemiyle birlikte bugüne kadar bir çok uygarlığın yaşadığı yer olarak günümüze kadar gelmiştir. Yukarıda sayılan uygarlıklara ait kalıntılar ilçenin muhtelif yerlerinde bu tez’i doğrulayacak biçimde ayakta durmaktadır. Ayrıca Türkiye’nin en önemli ozanlarında Aşık Mahsuni Şerif te Afşin’in Berçenek köyündendir. Hayati vasfi Taşyürek ve Aşık (Hacı) Yener de Afşinlidir.
Denizden 1230 metre yükseklikte bulunan Afşin’de, karasal iklim hakim olup, ilçede zengin linyit yatakları vardır. Termik Santrallerin bölgede inşası ile ekonomik canlılık kazanmıştır. 10 kasaba ve 46 köye sahip olan ilçenin toplam 84.786 nüfusu bulunmaktadır.Ayrıca Türkiye’nin birinci Dünyanın ikinci büyük termik santrali yine bu ilçededir.
Andırın:
Anadolu Selçuklu Devletinin Moğol istilası ile çöküşü sırasında Kahramanmaraş ve çevresinde, Dulkadiroğulları beyliği’nin sınırları içinde 200 yıl kadar kalan Andırın, 1515 yılında bu beyliğin Osmanlı İmparatorluğuna bağlanması ile de Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisine girmiştir.
Yavuz Sultan Selim 1514 yılında çıktığı Çaldıran seferinden dönerken sefere çağrılmasına rağmen Osmanlı ordusuna katılmayan Dulkadir beyi Alaüddevle üzerine yürüyüp Andırın’ın Akkale mevkiine geldiğinde kendisini karşılayan eşrafın gençlerini işaret ederek “bunların arasından Mekteb-i Enderun’a talebe alınsın” şeklinde emir verdiği, bu mektebe öğrenci olarak girenlere izne gelişlerinde “enderunlu”, buna izafeten yerleşim yerine “Enderun” denildiği, bu kelimelerin daha sonra andıran ve Andırın şeklinde söylenmeye başladığı bilinmektedir.
1908 yılında 2. Meşrutiyetin ilanı ile Maraş Halep’ten ayrılmış ve görülen lüzum üzerine Andırın ilçe teşkilatı lağvedilerek Andırın Göksun’a bağlı bir nahiye şekline getirilmiştir.
20 Ekim 1918’de mondros mütarekesinin imzalanmasından sonra işgal hareketleri ile birlikte Fransızlarla birlikte Ermeniler de Maraş’a girmişlerdir. Ermeniler Fransızların giremediği Andırın’a girmişler, insanlık dışı imha hareketleri ile bir çok köyü yakıp yıkmışlar, önlerine geleni akıl almaz bir şekilde öldürmüşlerdir. Andırın Kurtuluş Savaşında Çukurova (Kilikya)’daki savaşın merkezini teşkil etmiştir.
4 Eylül ile 12 Eylül 1919 tarihleri arasında yapılan Heyet-i temsiliye’nin seçildiği Sivas Kongresi’nden sonra Çukurova bölgesi Kuvay-ı Milliye Teşkilatının kurulması için, bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından görevlendirilen Osman Tufan Taşa 1920 yılı Ocak ayı başında Sivas – Develi – Göksun güzergahını takip ederek Andırın’a gelmiştir. Andırın’da hemen teşkilatını oluşturan Osman Tufan Paşa, İbrahim ve Ali Yaycıoğlu, Musa Beyazıt, Hacı Zülfikaroğlu, Ahmet Paşa, Musa Kayran ve Şakir Bozdoğan gibi grup ve bölük komutanlarından oluşan birlikleri ile, Andırın, Kadirli, Haruniye, Osmaniye ve Kozan’ın kurtuluş hareketinin öncüsü olmuştur.
Ekinözü:
İlçesinin tarihçesi ile ilgili olarak yapılan araştırmalarda 1563 yılında hazırlanan maraş tahrir defterinde nahiyeyi nergeleye bağlı karyeyi celengi(karye-köy)olarak geçmektedir ve 150 civarında nüfusa sahip olduğu gözükmektedir tahrir defterinde. Bu kayıtlara dayanarak köyün tarihinin daha eskilere dayandığını söyleyebiliriz. 1800 lerde ise osmanlı resmi kurumları arasındaki yazışmalarda köyün ismine celaki olarak rastlamaktayız. Daha sonraları ise “CELA” adını almış olup Erzurum, Sivas, Gürün, Darende, Elbistan ve Kahramanmaraş kervan yolu üzerinde ara konaklama yeri olduğundan buradan geçmekte olan yolcular şifalı içme sularının çevrede tanıtılmasına katkıda bulunarak yerleşim yeri olarak büyümesine yardımcı olmuştur.
Cumhuriyetin kurulması ile muhtarlık olan “CELA” köyü 1958 yılında Belediye Teşkilatı kurularak Belde haline dönüşmüştür. 01.01.1983 tarihinde “CELA” kasabasının adı EKİNÖZÜ olarak değiştirilmiş ve 20 Mayıs 1990 ve 20523 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 3644 sayılı kanun ile ilçe haline dönüştürülmüştür. 19.09.1991 tarihinde fiilen ilçe statüsünü kazanmıştır.
Elbistan:
Kahramanmaraş iline bağlı en büyük ilçedir. Akdeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinin kesiştiği noktada yer alır. İlçe sınırları Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde olup 2547 km² yüz ölçümüne sahiptir. Yaklaşık 37 doğu meridyeni – 38 kuzey paraleli arasında bulunan Elbistan’ın kuzeyinde Darende ve Gürün ilçeleri, güneyinde Nurhak ve Ekinözü, doğusunda Malatya ili, Doğanşehir ve Akçadağ ilçeleri, batısında ise Afşin ve Göksun ilçeleri bulunur.
Şehrin sosyo-ekonomik yapısına bakacak olursak; İnsanlar genelde işçi ve çiftçilik meslekleriyle geçim sağlamaktadırlar. Özellikle kırsal kesimlerde tarımcılık büyük önem arz etmektedir. En büyük kasabası olan Karaelbistan’ın tarım konusun da ilçeye büyük katkısı bulunmaktadır. Halkın %95′i Türkçe konuşmaktadır, diğer %5′lik dilimde ise çerkezce,kürtçe vb. gibi diller de kullanılmaktadır.
Son zamanlarda sanayi ve eğitim bakımın dan atılımlar yapılmaktadır. Organize sanayi kurulması için çalışmalar devam etmektedir. Bunun yanın da Kahramanmaraş Sütçü İmam(KSU) üniversitesi bünyesin de çeşitli alanlar da fakülte açılması planlanmaktadır.
Elbistan’da büyük çoğunluk ilçelerinin biran önce il olması için uğraş vermektedir. Bunu her fırsatta dile getirmeye çalışan halk bir türlü istediğini alamamıştır.Elbistanın gelişmesi ve büyümesinin önündeki en büyük engel şehirlerarası yolların olmayışıdır. Eski ipek yolu olan Kayseri Malatya yolu yeniden canlandırılması şarttır..
Şehrin çok yakınından doğan ve ortasından geçen Ceyhan Nehri ile ünlüdür ve çerezlik ayçiçeği üretimi bakımından da Türkiye’de hatırı sayılı bir yere sahiptir ve Elbistan ayçekirdeği olarak ün almaya başlamıştır. Türkiye’nin en büyük şeker fabrikalarından biri olan Elbistan Şeker Fabrikası ile ülke şeker üretimine önemli bi katkı sağlamaktadır.Ayrıca Türkiye’nin en büyük termik santrali kompleksine sahiptir. Şu an da A – B – C – D(ve artmaya devam eden) olmak üzere 4 ünite mevcuttur.
Ancak ilçede henüz şehirlerarası yol bağlantısı bulunmamaktadır ve yapılmakta olan Gölbaşı-Nurhak yolu (Kumlu Yolu) ile bu durum değişecek ve Elbistan Güneydoğu illerinin Batıya açılan kapısı olacaktır.
Elbistan 130.000′e yaklaşan nüfusuyla ve içinde barındırdğı ticaret ve oluşan sermaye açısından Türkiye’nin çoğu Doğu ve Batı illerinden daha büyük olup ancak il olamamış bir ilçedir.
Ayrıca Türkiye’nin en büyük linyit rezervlerine sahiptir. Bu nedenle iki termik santral bulunmaktadır. Ek termik santral projeleri devam etmekte olup, ekonomik ve nüfus yönünden Kahramanmaraş’ın en büyük ilçesidir.
Elbistan tarihi olarak çok eski dönemlere kadar uzanan bir şehir olup Osmanlı’ya son katılan beylik olan Dulkadiroğlu Beyliği’ne başkentlik yapmıştır.
İlçenin eski kasabası olan ve şimdi komşu ilçesi olan Ekinözü’nde bulunan doğal sularla böbrek hastalarına şifa dağıtmaktadır.
Yatırım potansiyeli olarak daha çok gıda üzerine yoğunlaşılmıştır. Besicilik gelişmiştir ve Türkiye çapında ünlü çoğu markaya et satışı yapılmaktadır.
Ayrıca Türkiye’nin 4.büyük ovası Elbistan’da bulumaktadır.Bu nedenle olsa gerek tarım ve hayvancılık Elbistan da çok ilerlemiştir. Türkiye’nin en kaliteli etinin Elbistan dan çıkması da besiciliğin ne kadar ilerlediğinin bir göstergesidir.
Göksun:
Kahramanmaraş il merkezine 91 km uzaklıkta bulunan bir ilçe. Toplam nüfusu 54.553, yüz ölçümü 1920 km²dir. 1908 yılında Kahramanmaraş iline bağlanmıştır. İlçe belediyesi 1908 yılında kurulmuştur. İlçede toplam 51 köy ve 7 kasaba vardır. İlçenin eski adları: Kokusus, Cocussus, Kokson, Koksen, Köksün, Göksün[kaynak belirtilmeli]. Orman bölgesinde olduğundan kereste fabrikaları mevcuttur. Batısında Dibek Dağı, kuzeyde Binboğa Dağları yer alır. Başlıca tarım ürünleri buğday, şekerpancarı, fasulye, nohut, elma, üzüm’dür.
Nurhak:
Kahramanmaraş ilinin en uzak ilçesidir.
Cumhuriyet döneminde,önceleri Elbistan İlçesine bağlı bir köy olan Nurhak, 16.05.1971 tarihinde kurulan belediye teşkilatı ile belde statüsünü, 20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3644 sayılı kanunla da, ilçe statüsünü kazanmıştır.
Roma İmparatorluğunun bölünmesiyle beraber doğuda kurulan Bizans İmparatorluğunun kontrolüne giren Nurhak, Bizans’ın parçalanmasıyla beraber Büyük ve Anadolu Selçuklularının hakimiyetine girdi. Bu bölgede çıkan Babai İsyanı Nurhak’ı pek etkilemedi. 1243 Kösedağ Savaşı ile Moğol İstilasına uğrayan Nurhak, beylikler döneminde Eretna, Kadı Burhanettin, Dulkadiroğulları ve Osmanlı hakimiyetine girdi. Osmanlı’nın kaybettiği I. Dünya Savaşıyla beraber Fransızların işgaline uğradı.Tüm Maraş gibi Nurhak’ta şiddetli bir direnişe şahit oldu. Cumhuriyet’in ilanından sonra Türkiye Cumhuriyeti’nde sıradan, dağlık bir bölge olarak kaldı. Osmanlı imparatorluğu sınırları içine giren Elbistan Halep vilayeti, Maraş sancağına bağlı kaza merkezi vasfını sürdürürken Nurhak’ta “Nahiye” olmuştur. 1952–1954 tarihleri arasında bucak müdürlüğü bünyesinde nüfus idaresi ve adliye örgütü kurulmuş; ancak 1954’te her iki kuruluşta lağvedilmiştir. Bucak müdürlüğü örgütü ise 1976 yılında kadar varlığını sürdürmüştür. 1972 yılında Belediye örgütüne kavuşan kasabanın bucak müdürlüğüne 1976’da son verilmiştir. 20 Mayıs 1990′da Nurhak, Kahramanmaraş’a bağlı bir ilçe oldu.
Pazarcık:
Kahramanmaraş ilinin bir ilçesidir.
İlçenin bulunduğu alanın çok eski bir yerleşim yeri olduğu tarihi bilgilerle sabittir. Bu konuda 1958- 1969 yıllarında Prof. Dr. Kılıç Gökten tarafından yapılan arkeolojik çalışmalarda, ilçenin Sarıl ve Ganidağı yamaçlarında Paleolitik Çağ’ın ilk devrelerine ait olduğu sanılan buluntulara rastlanmıştır. Eski ilçe merkezinin 1 km kuzeydoğusunda bulunan “Kırk Mağaralar” yöresinin M.Ö. 3500-3000 yılları arasında önemli bir yerleşim merkezi olduğu kabul edilir. Pazarcık bölgesinde yaşayan en eski aşiretin kürt bir aşiret olan Bugan aşireti olduğu Asur kayıtlarından anlaşılmaktadır. M.Ö. 549 yılında Persler ve Asurlar tarafından yıkılan Med İmparatorluğu’nun Medya 100 yıl kadar hüküm sürmüş bir Kürt İmparatorluğu idi başkenti Amed in batısnda, Ruha (Urfa) bölgesinde yaşayan Bugan aşireti, bölgeyi işgal eden Asur askerlerinden kaçıp Fırat nehrinin diğer yakasında (batı yakasında) yer alan Engizek dağlarının en zirvesine yerleşmişlerdir. 2600 yıl önceki teknolojiyle nehri toplu halde geçemeyem Asur orduları Bugan aşiretini takip etmemişlerdir. Asurlardan kaçan Bugan aşireti 2600 yıldır bu bölgede yaşamaktadır. Uzun yıllar mağaralarda yaşadıktan sonra yaklaşık 180 yıl önce kurmuş oldukları bugünkü Memişkahya köyüne yerleşmişlerdir.
1894 yılında Maraş ta bulunan, Alman Konsolosluğu’nda istihbarat görevi yapan, konsolosluk görevlisinin Berlin e gönderdiği Osmanlının Büyük Savaş a Hazırlığı isminde ki raporunda bölgede kurulmağa çalışılan Hamidiye Alayları’ndan bahsetmektedir. Bu raporda Bugan aşiretinden de söz eder. Bugan Aşireti’nin, bölgeye tecrit kanunuyla getirtilen diğer airetlerden küçük kaldığı için Zedikan aşiretiyle birleştirilip Atmalı Alayı adı verildiğini ve bölgede kurulan Milan, Sinemilan, Gonikan, alaylarının kürtçe konuşmalarına rağmen türkmen alayı olarak kayda geçirildiklerinden bahsetmektedir.
Bugan aşiretinin Kürtçesi, diğer Kürt Aşiretler den uzun süre yaklaşık 2600 yıl ayrı yaşadığından, oldukça yozlaşmış ve soyutlanmıştır. Hemen hemen arı Kürtçede yer alan bütün ‘e’ lerin yerine ‘a’ kullanılmaktadır.
Pazarcık; bölgede yaşayan kürt aşiretleri özellikle Bugan aşireti tarafından Markaz olarak adlandırılmaktadır. Bunun sebebi M.Ö. 500-526 yılları arasında ki büyük depremlerle yıkılıp yerle bir olan 100.000 kişinin ölümüne neden olmuştur Markaz şehrinin yıkımdan sonra doğu ve batıya kayarak yamaçlara kurulmasından dır. Yani şehir depremden sonra bugünkü Maraş merkez ve Bağdinisağır bölgelerine taşınmış olup her iki yere de Markaz denmiştir.
İlçede yaşayan Aşiretlerin buyük bir kısmı Buganlar dışında ki 100-150 yıl öncesinde Osmanlı döneminde tecrit kanunuyla göçertilerek Malatya üzerinden gelip yerleşmişlerdir.
Buganlar la diğer aşiretler arasındaki Kürtçe nin Şive farklılığıda bunun en büyük göstergesidir.
Bugünkü Pazarcık’ın (aşağı Pazarcık) yerleşik bulunduğu alan Osmanlı döneminde tren yolunun buradan gecmesi ve hükümet konağının buraya taşınmasından dolayı yerleşime açılmış olup şehir buraya taşınmıştır. Şehrin başlıca gecim kaynakları hayvancılık ve tarım iken 1980 lerden sonra özellikle yurtdışına giden işgücünden dolayı değişime uğramıştır.
Türkoğlu:
Türkoğlu’nun tarihi pek eski değildir. Yaklaşık 160 yıllık bir geçmişi vardır. Türkoğlu’nun ilk sakinleri Oğuzların Avşar boyuna mensub Tecirli aşiretidir. Tecirli aşireti Tombak, Nadir, Ericek köyleri ile Çukurova arasında göçebe bir hayat yaşıyorlardı. Tecirlilerin bu göçebe yaşamları geliş ve gidişlerde çevreye zarar verince, çevre sakinlerinin şikayetleri artar. Osmanlı Devleti Tecirlileri zorunlu iskana tabi tutmuştur. Derviş Paşa bu işe görevlendirildi.Uzun uğraşlar sonucunda Tecirliler bulundukları yere zorla yerleştirildiler. Bir bölümü de bugünkü ilçe merkezine yerleştirildiler. Hala bu döneme ait yapılar mevcuttur. Genel olarak bu yerler Cumhuriyet mahallesindedir.
İlçemizin eski adı “ELOĞLU”dur. Eloğlu ismi verilmesinin çeşitli rivayetleri vardır. Bunlar;
a) Buraya sonradan geldikleri için çevre sakinleri yabancı anlamında ”ELOĞLU” denilmiştir.
b) El kelimesinin devlet anlamıda vardır.Devlet zoruyla yerleştirildiklerinden dolayı “ELOĞLU’NUN” devletoğlu anlamı da vardır.
(El=Devlet)
c) Bu çevreye Maraş yöresinden bir genç, kız kaçırır bugünkü ilçe merkezinin alt kısmına saklanırlar. Burası bataklık olduğundan sivrisinekler çok fazladır, bir süre sonra azıkları biter. Genç, Maraş’a azık almaya gider. Bu gidiş ve dönüş uzun sürer. Bu kıza sivrisinekler çok zarar verirler, kız ağlayarak; “Eloğlu’na güven olmaz mı?” diyerek haykyımasından dolayı, bu olayın geçmiş olduğu yere ”Eloğlu” denilmiştir.
Eloğlu Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Fransız işgaline uğrayan Maraş ile aynı güzergahta olduğundan zaman zaman işgale ve mezalime uğramıştır. Toplu katliamlara maruz kalmışlardır. Ermeniler Fransızlara rehberlik yapmıştır.
Eloğlu bir ara bu mezalimlerden dolayı boşaltılmıştır. Bu sırada Fransızlar merkez Ulu camii’nde ikame etmişlerdir. Eloğlu son olarak 11 Şubat 1920 tarihinden sonra Fransızlar Maraş’tan çekilirken mezalime uğramıştır. Fransızlar çevre çeteleri ile beraber bu bölgeden uzaklaştırılmıştır. (Pusular-Gece baskınları). 12 Şubat 1920 Tarihinde Fransızlar bu bölgeden İslahiye doğrultusunda tamamen ayrılmışlardır.
Eloğlu 1944 yılına kadar köy statüsünde kalmış, 1944 yılında nahiye olmuştur. 11 Şubat 1960 tarihinde dönemin başbakanı Adnan MENDERES burayı ziyaret eder, buranın ilçe , adının da Türkoğlu olmasına karar verir. 20 Nisan 1960 tarihli 7033 sayılı yasa ile Kahramanmaraş ilinin 6. ilçesi olur.
Çağlayancerit:
Kahramanmaraş ilinin Akdeniz bölgesi sınırları içerisinde kalan bir ilçesidir.
Çağlayancerit’in rakımı 1150 metre, yüzölçümü 642 km²’dir. 22 Ekim 2000 Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre Çağlayancerit ilçe nüfusu 15.154 erkek, 14.426 kadın olmak üzere toplam 29.580′dir. Bu nüfusun 12.642’si ilçe merkezinde, 16.938’i ise beldeler ve köylerde yaşamaktadır.

Related posts:

Maraş(Kahraman) İli Tanımı
Maraş(Kahraman) İli Coğrafyası
Maraş(Kahraman)İli Etkinlikler Ve Festivalleri
Maraş(Kahraman)İli Otelleri
Kahramanmaraş Ava Yasak Sahalar
Kahramanmaraş Tanıtım Videosu

Tags: , ,

Bir Cevap Yazın