<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkiye Rehberi</title>
	<atom:link href="http://turkiye-rehberi.org/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://turkiye-rehberi.org</link>
	<description>turkiye-rehberi.org</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 10:54:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Afyon Zafer Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/afyon-zafer-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/afyon-zafer-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 10:52:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[afyon zafer müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19337</guid>
		<description><![CDATA[1913-1914 yıllarında yapılmış olan bu müzenin Başkomutan Meydan Muharebesinin planlandığı ve taarruz emrininde verildiği yerdir. Müzede hem Başkomutan savaşı ile ilgili bilgi verilmekte hem de Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekat Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu anısına düzenlenen odalarda sergilenilmektedir. Cumhuriyet&#8217;in kuruluşunun ilk yıllarında Afyon&#8217;da kurulan Asar-ı Atika Muhipleri Cemiyeti&#8217;nin çabaları sonucunda, Gedik Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese), çevredeki eski eserlerin toplanıdığı bir depo haline getirilmeye başlanmıştır. Cemiyetin Başkanı olan Öğretmen Süleyman Gönçer, 1931 yılında resmi müze deposu haline getirilen bu medreseye memur olarak atanmıştır. Aynı zamanda Halkevlerinin Müzecilik ve Sergi Kolu Başkanı da olan Süleyman Bey, resmi kuruluşların ve Halkevinin de desteğiylede depoyu zenginleştirmiştir.1933 yılında Müze Müdürlüğü haline gelen müze Cumhuriyetimizin 10. yılında resmen açılmış ve başına Süleyman Bey getirilmiştir.1933 yılından 1970 yılına kadar karma müze olarak hizmet veren Afyon Müzesi, 1971 yılında Müze Müdürlüğü ve Arkeoloji Müzesi&#8217;nin bulunduğu yeni binasına taşınmıştır. 1971 yılından itibaren etnografik özellikli taş eserlerin deposu durumunda bırakılan Gedik Ahmet Paşa Medresesi, 1978 yılında başlatılan ve 1994 yılına kadar süren onarımı, teşhir ve tanzimi sonucu 1995 yılında Türk İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açılmış, ancak binadaki giderilemeyen yoğun rutubetin eserlere zarar vermesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/zafer_muzesi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19338" title="zafer_muzesi" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/zafer_muzesi-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /></a>1913-1914 yıllarında yapılmış olan bu müzenin Başkomutan Meydan Muharebesinin planlandığı ve taarruz emrininde verildiği yerdir. Müzede hem Başkomutan savaşı ile ilgili bilgi verilmekte hem de Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa<span id="more-19337"></span>, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Batı Cephesi Harekat Şube Müdürü Tevfik Bıyıkoğlu anısına düzenlenen odalarda sergilenilmektedir. Cumhuriyet&#8217;in kuruluşunun ilk yıllarında Afyon&#8217;da kurulan Asar-ı Atika</p>
<p>Muhipleri Cemiyeti&#8217;nin çabaları sonucunda, Gedik Ahmet Paşa Medresesi (Taş Medrese), çevredeki eski eserlerin toplanıdığı bir depo haline getirilmeye başlanmıştır. Cemiyetin Başkanı olan Öğretmen Süleyman Gönçer, 1931 yılında resmi müze deposu haline getirilen bu medreseye memur olarak atanmıştır. Aynı zamanda Halkevlerinin Müzecilik ve Sergi Kolu Başkanı da olan Süleyman Bey, resmi kuruluşların ve Halkevinin de desteğiylede depoyu zenginleştirmiştir.1933 yılında Müze Müdürlüğü haline gelen müze Cumhuriyetimizin 10. yılında resmen açılmış ve başına Süleyman Bey getirilmiştir.1933 yılından 1970 yılına kadar karma müze olarak hizmet veren Afyon Müzesi, 1971 yılında Müze Müdürlüğü ve Arkeoloji Müzesi&#8217;nin bulunduğu yeni binasına taşınmıştır. 1971 yılından itibaren etnografik özellikli taş eserlerin deposu durumunda bırakılan Gedik Ahmet Paşa Medresesi, 1978 yılında başlatılan ve 1994 yılına kadar süren onarımı, teşhir ve tanzimi sonucu 1995 yılında Türk İslam Eserleri Müzesi olarak ziyarete açılmış, ancak binadaki giderilemeyen yoğun rutubetin eserlere zarar vermesi nedeniyle, 1996 yılında kapatılarak eserler Müdürlük bünyesindeki depoya alınmıştır. Burada yeniden teşhir ve tanzimi yapılacaktır. Arkeoloji Müzesi, oldukça zengin bir koleksiyona sahiptir. Burada Eski Tunç, Hitit, Frig, Lidya, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait önemli eserler yer almaktadır. Bunlar arasında mermer heykelleri, şehir sikkeleri, Kusura kazısı buluntuları, Hitit ve ana tanrıça heykel ve figürleri de vardır.</p>
<p>Müze Tel : (+90-272) 212 09 16<br />
Ziyarete açık saatler : 08.30-12.00 ve 13.00-17.30 arası<br />
Ziyarete açık günler : Pazartesi hariç her gün</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/afyon-zafer-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Afyon Bolvadin Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/afyon-bolvadin-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/afyon-bolvadin-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 20:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[afyon bolvadin müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19333</guid>
		<description><![CDATA[Afyon Bolvadin Müzesi, Afyon&#8217;un Bolvadin ilçesinde bulunan hem arkeolojik, hem etnografik eserlerinde sergilendiği belediyeye ait olan  karma bir müzedir. 687 m² kapalı, 232 m² açık alana sahip olan iki katlı müze binası, belediye sineması (Işık Sineması) olarak yapılmış, daha sonra belediye kültür merkezi olarak kullanılmış ve nihayet 1987 yılında belediye tarafından alınan kararla müze haline getirilmiştir. Binanın müzeye dönüştürülmesinin ardından o zamana kadar Bolvadin Lisesi&#8217;nin bahçesinde ve Alkoloid Fabrikası&#8217;nda toplanmış olan arkeolojik eserler müzeye getirilmiş ve müze koleksiyonunun temelini oluşturmuştur. Müzede Erken Tunç Çağı, Antik Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait buluntular ile yöresel gelenek ve görenekleri yansıtan etnoğrafik malzemeler sergilenmektedir. Sergilenen malzemelerin arasında Bolvadin&#8217;deki haşhaş üretimi ile  kullanımına, Eber Gölü yöresindeki kamıştan hasır üretimine ilişkin fotoğraf ve malzemeler; kavaflık, koşumculuk, marangozluk, berberlik, çiftçilik, demircilik gibi mesleklere ait malzemeler; pekmez imalathanesi malzemeleri, kaymak imalat malzemeleri ile mamullerinin figürleri;çeşitli mutfak malzemeleri, elbiseler, ağırlık-tartı malzemeleri, ateşli ve ateşsiz silahlar, Roma ve Bizans ağırlıklı, Beylik, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti sikke ve para koleksiyonları vardır (Sikke koleksiyonlarının derlenip düzenlenmesinde zamanın Afyon Müze Müdürü Arkeolog Ahmet TOPBAŞ&#8217;ın mesai ve enerjisi de vardır). Müze bünyesindeki 200 kişilik konferans salonu, ilçenin kültür ve sanat etkilinliklerinde önemli rol oynar. Konferans salonu, teşhir salonlarından birisi, Bolvadin Gelin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/634542962558593750.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19334" title="634542962558593750" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/634542962558593750-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Afyon Bolvadin Müzesi, Afyon&#8217;un Bolvadin ilçesinde bulunan hem arkeolojik, hem etnografik eserlerinde sergilendiği belediyeye ait olan  karma bir müzedir.<span id="more-19333"></span></p>
<p>687 m² kapalı, 232 m² açık alana sahip olan iki katlı müze binası, belediye sineması (Işık Sineması) olarak yapılmış, daha sonra belediye kültür merkezi olarak kullanılmış ve nihayet 1987 yılında belediye tarafından alınan kararla müze haline getirilmiştir.</p>
<p>Binanın müzeye dönüştürülmesinin ardından o zamana kadar Bolvadin Lisesi&#8217;nin bahçesinde ve Alkoloid Fabrikası&#8217;nda toplanmış olan arkeolojik eserler müzeye getirilmiş ve müze koleksiyonunun temelini oluşturmuştur.</p>
<p>Müzede Erken Tunç Çağı, Antik Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait buluntular ile yöresel gelenek ve görenekleri yansıtan etnoğrafik malzemeler sergilenmektedir. Sergilenen malzemelerin arasında Bolvadin&#8217;deki haşhaş üretimi ile  kullanımına, Eber Gölü yöresindeki kamıştan hasır üretimine ilişkin fotoğraf ve malzemeler; kavaflık, koşumculuk, marangozluk, berberlik, çiftçilik, demircilik gibi mesleklere ait malzemeler; pekmez imalathanesi malzemeleri, kaymak imalat malzemeleri ile mamullerinin figürleri;çeşitli mutfak malzemeleri, elbiseler, ağırlık-tartı malzemeleri, ateşli ve ateşsiz silahlar, Roma ve Bizans ağırlıklı, Beylik, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti sikke ve para koleksiyonları vardır (Sikke koleksiyonlarının derlenip düzenlenmesinde zamanın Afyon Müze Müdürü Arkeolog Ahmet TOPBAŞ&#8217;ın mesai ve enerjisi de vardır).</p>
<p>Müze bünyesindeki 200 kişilik konferans salonu, ilçenin kültür ve sanat etkilinliklerinde önemli rol oynar.</p>
<p>Konferans salonu, teşhir salonlarından birisi, Bolvadin Gelin odası, Bolvadin Oturma odası müzenin ilk katında yer alır.</p>
<p>İkinci katta bir diğer teşhir salonu ile ihtisas kütüphanesi vardır.</p>
<p>Müzenin bahçe kısmında Roma, Bizans lahit parçaları ve steller, Osmanlı mezar taşları ve arkeolojik eserler yer almaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/afyon-bolvadin-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Afyon Arkeoloji Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/afyonkarahisar-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/afyonkarahisar-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 20:36:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[afyon karahisar müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19325</guid>
		<description><![CDATA[Afyonkarahisar Müzesi: Afyonkarahisar&#8217;da kurulup, 44.383  eser ile sergilenen bir müzedir. Şehir merkezindeki, Konya yolunda ve Kurtuluş Caddesi üzerinde bulunmaktadır. 1933 yılında açılan müze, 1971 yılında şimdiki modern binasına taşınmıştır. Roma ve Bizans İmparatorluğu, Hitit, Frigya ve Hellenistik devirlerine ait eserlerin yanında, paleolitik devre kadar uzanan eserlerde mevcuttur. Müzenin bahçesindeyse de zengin bir heykel ve mimari eser envanteri bulunmaktadır. Müze, Pazartesi hariç her gün 8.30-12.00 13.00 &#8211; 17.30 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/İçerik1.jpeg"><img class="alignright size-full wp-image-19326" title="İçerik" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/İçerik1.jpeg" alt="" width="231" height="218" /></a>Afyonkarahisar Müzesi: Afyonkarahisar&#8217;da kurulup, 44.383  eser ile sergilenen bir müzedir.</p>
<p>Şehir merkezindeki, Konya yolunda ve Kurtuluş Caddesi üzerinde bulunmaktadır.<span id="more-19325"></span></p>
<p>1933 yılında açılan müze, 1971 yılında şimdiki modern binasına taşınmıştır.</p>
<p>Roma ve Bizans İmparatorluğu, Hitit, Frigya ve Hellenistik devirlerine ait eserlerin yanında, paleolitik devre kadar uzanan eserlerde mevcuttur.</p>
<p>Müzenin bahçesindeyse de zengin bir heykel ve mimari eser envanteri bulunmaktadır.</p>
<p>Müze, Pazartesi hariç her gün 8.30-12.00 13.00 &#8211; 17.30 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/afyonkarahisar-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adıyaman Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/adiyaman-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/adiyaman-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 18:15:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[adıyaman müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[müzeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19320</guid>
		<description><![CDATA[Adıyaman Müzesi: Adıyaman&#8217;da kurulan  22.000 eser sergilenen bir müzedir. Şehir merkezinde,ve Atatürk Bulvarı üzerinde bulunur. Müze çalışmalarına 1978 yılında başlanmış, olup1982 yılında şimdiki modern binasına taşınmıştır. Müze arkeolojik ve etnoğrafik eserlerin sergilendiği iki bölüme ayrılır. Osmanlı, Selçuklu, Bizans, İslam, Roma İmparatorluğu ve Helenistik devirlere ait olan eserlerin yanında, paleolitik devre kadar uzanan diğer eserlerde mevcuttur. Etnoğrafik bölümde Adıyaman ve çevre yörelerin giyim-kuşam, takı, dokumalar ve metal ev eşyalarda sergilenmektedir. Müze, Pazartesi hariç her gün 08.00-17.00 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/adiyaman_muzesi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19321" title="adiyaman_muzesi" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/adiyaman_muzesi-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a>Adıyaman Müzesi:</p>
<p>Adıyaman&#8217;da kurulan  22.000 eser sergilenen bir müzedir.</p>
<p>Şehir merkezinde,ve Atatürk Bulvarı üzerinde bulunur.<span id="more-19320"></span></p>
<p>Müze çalışmalarına 1978 yılında başlanmış, olup1982 yılında şimdiki modern binasına taşınmıştır.</p>
<p>Müze arkeolojik ve etnoğrafik eserlerin sergilendiği iki bölüme ayrılır.</p>
<p>Osmanlı, Selçuklu, Bizans, İslam, Roma İmparatorluğu ve Helenistik devirlere ait olan eserlerin yanında, paleolitik devre kadar uzanan diğer eserlerde mevcuttur.</p>
<p>Etnoğrafik bölümde Adıyaman ve çevre yörelerin giyim-kuşam, takı, dokumalar ve metal ev eşyalarda sergilenmektedir.</p>
<p>Müze, Pazartesi hariç her gün 08.00-17.00 saatlerinde ziyaretçilere açıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/adiyaman-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Misis Mozaik Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/misis-mozaik-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/misis-mozaik-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 15:50:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[misis mozaik müzesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19309</guid>
		<description><![CDATA[Misis Mozaik Müzesi, Adana&#8217;nın büyükşehir Yüreğir ilçesine bağlı Misis Beldesi&#8217;nde, 1959 yılından beri faaliyette olan ve içinde Misis Antik Kenti&#8217;nden kalma 4. yüzyıl sonlarına ait bir tapınağın zemin mozaiklerinin sergilendiği bir müzemizdir. Adana Arkeoloji Müzesi&#8217;ne bağlıdır. Adana&#8217;ya uzaklığı 26 kilometre uzaklıktadır. Misis Antik kenti sınırları içerisinde yer alan bazilikaya ait olan zemin mozaiklerinin 1956 yılında Misis Höyüğü&#8217;nde kazı yapan Alman arkeoloji heyetinden Prof. Dr. H. Theodor Bossert ile Dr. Ludwig Budde tarafından ortaya çıkartılmıştır. Höyükten çıkarılan mozaikleri korumak amacıylada bu müze kurulmuştur. Bizans devrine ait olan mozaiklerde Nuh&#8217;un tufan esnasında gemisine aldığı hayvanlar betimlenmiştir. Mozaiğin tam ortasında bir masa veya sehpa şeklinde yapılmış olan bir kümes ve etrafındada Nuh Peygamber&#8217;in tufanda gemisine aldığı 23 adet kuş ve kümes hayvanları, ve bu grubun etrafında ise vahşi ve evcil hayvanlar yer almaktadır. Müzenin duvarları ışığı geçirecek şekilde cam tuğlalardan oluşmuştur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/Misis-Mozaik-Müzesi.jpeg"><img class="alignright size-full wp-image-19310" title="Misis Mozaik Müzesi" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/Misis-Mozaik-Müzesi.jpeg" alt="" width="275" height="183" /></a><br />
Misis Mozaik Müzesi, Adana&#8217;nın büyükşehir Yüreğir ilçesine bağlı Misis Beldesi&#8217;nde, 1959 yılından beri faaliyette olan ve içinde Misis Antik Kenti&#8217;nden kalma<span id="more-19309"></span></p>
<p>4. yüzyıl sonlarına ait bir tapınağın zemin mozaiklerinin sergilendiği bir müzemizdir. Adana Arkeoloji Müzesi&#8217;ne bağlıdır. Adana&#8217;ya uzaklığı 26 kilometre uzaklıktadır.</p>
<p>Misis Antik kenti sınırları içerisinde yer alan bazilikaya ait olan zemin mozaiklerinin 1956 yılında Misis Höyüğü&#8217;nde kazı yapan Alman arkeoloji heyetinden Prof. Dr. H. Theodor Bossert ile Dr. Ludwig Budde tarafından ortaya çıkartılmıştır. Höyükten çıkarılan mozaikleri korumak amacıylada bu müze kurulmuştur. Bizans devrine ait olan mozaiklerde Nuh&#8217;un tufan esnasında gemisine aldığı hayvanlar betimlenmiştir. Mozaiğin tam ortasında bir masa veya sehpa şeklinde yapılmış olan bir kümes ve etrafındada Nuh Peygamber&#8217;in tufanda gemisine aldığı 23 adet kuş ve kümes hayvanları, ve bu grubun etrafında ise vahşi ve evcil hayvanlar yer almaktadır. Müzenin duvarları ışığı geçirecek şekilde cam tuğlalardan oluşmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/misis-mozaik-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adana Etnoğrafya Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/adana-etnografya-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/adana-etnografya-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 20:26:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[adana etnoğrafya müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[etnoğrafya müzesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19304</guid>
		<description><![CDATA[Adana Etnografya Müzesi, Adana il merkezinde Bulunan ve Eski Müze adıylada bilinen bir müzedir.1845 yılında Kuruköprü mevkiinde inşa edilmiş olan ve daha sonradanda terk edilmiş olan kilise 1924 yılından sonra müze olarak düzenlenmiştir. 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardındanda  kilise restore edilmiştir, 1983 yılında ise etnografya müzesine dönüştürülmüştür. Çukurova köylerinde ve Toroslar&#8217;da yaşayan Yörüklere ait oldukça zengin eşyaları barındırmaktadır. Konu başlıkları - İçerik - Etnografik eserler - Istar bölümü - Yörük çadırı - Şark odası - Panolar İçerik Müzedeki Etnografik eserler 1- sayılı vitrin: Ham deri çarık, zemzem takımı, bakır kahve ibriği, ahşap kahve değirmenleri, mangal, hedik, ellik, körük, kirkit, keserler, gelin takunyası, güneş ölçme aleti 2- sayılı vitrin: Ney, kaval, aşiret zurnaları 3- sayılı vitrin: Altın küpe, kolye ve bilezikler 4- sayılı vitrin: Gümüş kemerler ve kemer tokaları 5- sayılı vitrin: Gümüş hamaylı kolyeler ve tesbihler 6- sayılı vitrin: Gümüş halhal, yüzük, tepelik ve bilezik, ağızlık, sürmedan, köstekli saat 7-sayılı vitrin: Yaylı kabak kemane, yaylı tambur, kemençe 8- sayılı duvar vitrini: Kılıç ve kalkan 9- sayılı vitrin: Cepken, sırma işlemeli kadın giysisi, manken üzerinde simle dokunmuş kadın kıyafeti 10- sayılı vitrin: Manken üzerinde iki adet bindallı ve cepken Istar bölümü El dokuma tezgâhları, ıstar, mekik, kirkit, yay, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/serkanen_HPIM6424.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19305" title="serkanen_HPIM6424" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/serkanen_HPIM6424-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Adana Etnografya Müzesi, Adana il merkezinde Bulunan ve Eski Müze adıylada bilinen bir müzedir.<span id="more-19304"></span>1845 yılında Kuruköprü mevkiinde inşa edilmiş olan ve daha sonradanda terk edilmiş olan kilise 1924 yılından sonra müze olarak düzenlenmiştir. 1972 yılında eserlerin yeni müze binasına taşınmasının ardındanda  kilise restore edilmiştir, 1983 yılında ise etnografya müzesine dönüştürülmüştür. Çukurova köylerinde ve Toroslar&#8217;da yaşayan Yörüklere ait oldukça zengin eşyaları barındırmaktadır.<br />
Konu başlıkları</p>
<p>- İçerik<br />
- Etnografik eserler<br />
- Istar bölümü<br />
- Yörük çadırı<br />
- Şark odası<br />
- Panolar</p>
<p>İçerik<br />
Müzedeki Etnografik eserler</p>
<p>1- sayılı vitrin: Ham deri çarık, zemzem takımı, bakır kahve ibriği, ahşap kahve değirmenleri, mangal, hedik, ellik, körük, kirkit, keserler, gelin takunyası, güneş ölçme aleti<br />
2- sayılı vitrin: Ney, kaval, aşiret zurnaları<br />
3- sayılı vitrin: Altın küpe, kolye ve bilezikler<br />
4- sayılı vitrin: Gümüş kemerler ve kemer tokaları<br />
5- sayılı vitrin: Gümüş hamaylı kolyeler ve tesbihler<br />
6- sayılı vitrin: Gümüş halhal, yüzük, tepelik ve bilezik, ağızlık, sürmedan, köstekli saat<br />
7-sayılı vitrin: Yaylı kabak kemane, yaylı tambur, kemençe<br />
8- sayılı duvar vitrini: Kılıç ve kalkan<br />
9- sayılı vitrin: Cepken, sırma işlemeli kadın giysisi, manken üzerinde simle dokunmuş kadın kıyafeti<br />
10- sayılı vitrin: Manken üzerinde iki adet bindallı ve cepken</p>
<p>Istar bölümü</p>
<p>El dokuma tezgâhları, ıstar, mekik, kirkit, yay, ılkıdır, kirmen, çıkrık ve duvarda kilim örnekleri yer almaktadır.<br />
Yörük çadırı</p>
<p>Kurulmuş halde olan kara kıl çadırın içinde çeyiz ve çuvalları, yerde keçeler, kilimler, duvar yastıkları, fener, keklik kafesi, hızman, tüfek ve barutluk vardır. Çadırın önünde deri çarık ayakkabı, ağaç su kabı, dibek, yayık, haviye ve kaşıklık bulunmaktadır. Çadırın sol tarafında deri yayık başında ise Türkmen kızı, el değirmeni, duvarda eli belinde koç boynuzu motifli kilim yer almaktadır.<br />
Şark odası</p>
<p>Ortada bir mangal ve giyinmiş kuşanmış Türkmen kızının mankeni bulunmaktadır. Duvarda ise geyik derisi ve yazılı bakır tepsi vardır.</p>
<p>1-2-3 sayılı vitrinler: Taş baskılı ve tezhipli Kuran ve cüzler<br />
4 sayılı vitrin: Kılıç, kama ve hançer örnekleri<br />
5 sayılı vitrin: Barutlu dolma tüfekler ve barutluklar<br />
6 sayılı vitrin: Çakmaklı tabancalar<br />
7 sayılı duvar vitrini: Kılıç ve kalkan<br />
8 sayılı vitrin: Sırma ve sim işlemeli peşkir ve para keseleri<br />
9 sayılı vitrin: Aşiret kadınının genel giysileri</p>
<p>Panolar</p>
<p>Toroslar&#8217;da yaşayan aşiretlerin el dokuma, cicim, zili, sumak, ilikli, düz dokuma kilim örnekleri, halı, heybe, seccade, yastık örnekleri teşhir edilmektedir. Ayrıca, keçe seccade ve çeyiz çuvalı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/adana-etnografya-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adana Atatürk Evi Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/adana-ataturk-evi-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/adana-ataturk-evi-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 19:33:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk evi müzesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19297</guid>
		<description><![CDATA[Adana Atatürk Evi Müzesi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün 1923 yılında Adana&#8217;ya geldiği zaman misafir edildiği Suphi Paşa Evi, Atatürk&#8217;ün 100. doğum yılı dolayısıyle, 1981 yılında Atatürk Evi Müzesi Olarak düzenlenmiştir. Müze&#8217;de Atatürk&#8217;ün Adana seyahati ile ilgili fotoğrafları,bilgiler ve belgelerle birlikte, etnografik eserler de sergilenmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/images.jpeg"><img class="alignright size-full wp-image-19298" title="images" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/images.jpeg" alt="" width="259" height="194" /></a>Adana Atatürk Evi Müzesi Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün 1923 yılında Adana&#8217;ya geldiği zaman misafir edildiği<span id="more-19297"></span> Suphi Paşa Evi, Atatürk&#8217;ün 100. doğum yılı dolayısıyle, 1981 yılında Atatürk Evi Müzesi Olarak düzenlenmiştir. Müze&#8217;de Atatürk&#8217;ün Adana seyahati ile ilgili fotoğrafları,bilgiler ve belgelerle birlikte, etnografik eserler de sergilenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/adana-ataturk-evi-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adana Arkeoloji Müzesi</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/adana-arkeoloji-muzesi.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/adana-arkeoloji-muzesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 20:50:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyede Bulunan Müzeler]]></category>
		<category><![CDATA[adana arkeolji müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzeleri]]></category>
		<category><![CDATA[adana müzesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19293</guid>
		<description><![CDATA[Adana Arkeoloji Müzesi Adana Arkeoloji Müzesi, Adana iliyle çevresinde bulunan arkeolojik eserlerin sergilenmiş olduğu müze müze. Adana Arkeoloji Müzesi, 1924 yılında kurulmuştur. Tarihçe Kurulduğunun ilk yıllarında, Polis Dairesi’nde hizmet veren Adana Arkeoloji Müzesi, 1928 yılında Taşköprü başındaki günümüzde yıkılmış durumda olan Caferpaşa Camii Medresesi’ne, daha sonra Kuruköprü Rum Kilisesi&#8217;ne taşındı. 1935&#8242;te müzeye bir Etnografya Salonu eklendi. Müze, 1950 yılında ise günümüzdeki Etnografya Müzesi Binası’na taşındı. 1966 yılında ise Kültür Parkı&#8217;nda yeni bir müze binası yapımına başlandı. Günümüzde 1972’de taşındığı Reşatbey&#8217;deki binasına hizmet vermeye başladı. Alyanakzade Halil Kamil Bey ile Ali Rıza Yalman müzenin gelişimine büyük katkıda bulunmuş müze müdürleridir. Eserler Adana Arkeoloji Müzesi&#8217;nde, Tarsus &#8211; Gözlükule, Mersin &#8211; Yümüktepe, Milis, Karatepe, Soğuksutepe vb. höyük ve iskân yerlerinde yapılan arkeolojik kazılarda çıkan eserler ile Adana ve çevresinden derlenen eserler bulunuyor. Bunlar prehistorik (tarih öncesi), Hitit, Asur, Fenike, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans devirlerine ait heykel, kitabe, lahit, stel, mimari parçalar gibi taş eserler, pişmiş topraklardan yapılmış olan çanak, çömlek, çeşitli kaplar, silindirik ve magma mühürleri, madeni paralar vediğer arkeolojik buluntulardır. Müzede ayrıca Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait islami eserler ile, giyim kuşama, halk sanatlarına ve elişlerine, yörük çadırlarına ve yörüklercede kullanılan eşyaya ait derlenmiş etnografya malzemesi de yer alır. Müzenin en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/İçerik.jpeg"><img class="alignright size-full wp-image-19294" title="İçerik" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/İçerik.jpeg" alt="" width="259" height="194" /></a>Adana Arkeoloji Müzesi</p>
<p>Adana Arkeoloji Müzesi, Adana iliyle çevresinde bulunan arkeolojik eserlerin sergilenmiş olduğu müze müze.<br />
Adana Arkeoloji Müzesi, 1924 yılında kurulmuştur.<span id="more-19293"></span></p>
<p>Tarihçe</p>
<p>Kurulduğunun ilk yıllarında, Polis Dairesi’nde hizmet veren Adana Arkeoloji Müzesi, 1928 yılında Taşköprü başındaki günümüzde yıkılmış durumda olan Caferpaşa Camii Medresesi’ne, daha sonra Kuruköprü Rum Kilisesi&#8217;ne taşındı.<br />
1935&#8242;te müzeye bir Etnografya Salonu eklendi.<br />
Müze, 1950 yılında ise günümüzdeki Etnografya Müzesi Binası’na taşındı.<br />
1966 yılında ise Kültür Parkı&#8217;nda yeni bir müze binası yapımına başlandı.<br />
Günümüzde 1972’de taşındığı Reşatbey&#8217;deki binasına hizmet vermeye başladı.<br />
Alyanakzade Halil Kamil Bey ile Ali Rıza Yalman müzenin gelişimine büyük katkıda bulunmuş müze müdürleridir.</p>
<p>Eserler</p>
<p>Adana Arkeoloji Müzesi&#8217;nde, Tarsus &#8211; Gözlükule, Mersin &#8211; Yümüktepe, Milis, Karatepe, Soğuksutepe vb. höyük ve iskân yerlerinde yapılan arkeolojik kazılarda çıkan eserler ile Adana ve çevresinden derlenen eserler bulunuyor.<br />
Bunlar prehistorik (tarih öncesi), Hitit, Asur, Fenike, Frig, Helenistik, Roma ve Bizans devirlerine ait heykel, kitabe, lahit, stel, mimari parçalar gibi taş eserler, pişmiş topraklardan yapılmış olan çanak, çömlek, çeşitli kaplar, silindirik ve magma mühürleri, madeni paralar vediğer arkeolojik buluntulardır. Müzede ayrıca Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait islami eserler ile, giyim kuşama, halk sanatlarına ve elişlerine, yörük çadırlarına ve yörüklercede kullanılan eşyaya ait derlenmiş etnografya malzemesi de yer alır.<br />
Müzenin en değerli eserleri lahitlerdir.<br />
Bunların arasında 3843 envanter sayılı lahit, 1958&#8242;de Tarsus&#8217;ta bulundu ve Adana Arkeoloji Müzesi&#8217;ne taşındı.<br />
Lahitin uzun yüzlerinden birinde Truva kahramanlarından olan Hektor&#8217;un ölüsünün fidye karşılığında kurtarılışı, sağda Kral Priamos&#8217;un Akhilleus&#8217;e yalvarışını, solda kralın arabasından inişini, arkada dragonları tasvir eden kabartmalar görülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/adana-arkeoloji-muzesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nur osmaniye camii</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/nur-osmaniye-camii.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/nur-osmaniye-camii.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 May 2012 17:55:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyenin En Güzel Camileri]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camiler]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel camiler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel camiler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi camiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19287</guid>
		<description><![CDATA[Nuruosmaniye Camii, İstanbul’da inşa edilmiş ilk barok özellikli camidir. Çemberlitaş semtinde, Kapalıçarşı girişinde yer alır. 1748-1755 yıllarında inşa edilmiştir. Batılılaşma eğilimlerinin mimaride ortaya çıkmaya başladığı bir devirde ortaya çıkan camii ve külliyesi, Osmanlı mimarisinde bir dönüm noktası sayılmaktadır. Camiinin yer aldığı alanda daha öncede Osmanlı şeyhülislamlarından Hoca Sadettin Efendi’nin eşi Fatma Hatun’un mescidide bulunmaktaydı. Fatma Hatun Mescidi yıkılmaya yüz tutunca I. Mahmut’un emri ile yerine yeni camii inşaatına başladı; Mustafa Ağa ve yardımcısı Simon Kalfa (Mimar Simeon) tarafından gerçekleştirilen inşaatın; I. Mahmut’un ölümünden sonra üç yıllık saltanat süren kardeşi III. Osman zamanında “Nur-u Osmani” (Osmanlı’nın Nuru) adıyla tamamlandı. Adını, padişah III. Osman’dan ve caminin içindeki ışıktan aldığıda söylenir. Cami ile birlikte medrese, imarethane, kütüphane, türbe, çeşme ve sebilden oluşan bir külliye inşa edilmiştir. Çevresindeki birkaç dükkan da külliyeye dahildir. Barok sanatının etkisi kütüphane, türbe, çeşme ve sebilde de görülmektedir Mimari Özellikler Yüksek mermer merdivenlerle iki yönden camiye çıkılmaktadır. Barok üslupta inşa edilen camiinin, kare plan üzerine inşa edilmiştir. Harim kısmı (namaz kılmaya ayrılmış alan) tek bir kubbe ile örtülmüştür. İki yanda revaklı birer koridor bulunur ve bu koridorlardan harim kısmına birer giriş vardır. Eteği 32 pencere ile çevrili olan ana kubbe 26 m çapındadır. Osmanlı camilerinde kullanılan en büyük kubbelerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/nuruosmaniye_4_copy.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19288" title="nuruosmaniye_4_copy" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/nuruosmaniye_4_copy-300x201.jpg" alt="" width="300" height="201" /></a><br />
Nuruosmaniye Camii, İstanbul’da inşa edilmiş ilk barok özellikli camidir. Çemberlitaş semtinde, Kapalıçarşı girişinde yer alır. 1748-1755 yıllarında inşa edilmiştir.<span id="more-19287"></span></p>
<p>Batılılaşma eğilimlerinin mimaride ortaya çıkmaya başladığı bir devirde ortaya çıkan camii ve külliyesi, Osmanlı mimarisinde bir dönüm noktası sayılmaktadır. Camiinin yer aldığı alanda daha öncede Osmanlı şeyhülislamlarından Hoca Sadettin Efendi’nin eşi Fatma Hatun’un mescidide bulunmaktaydı. Fatma Hatun Mescidi yıkılmaya yüz tutunca I. Mahmut’un emri ile yerine yeni camii inşaatına başladı; Mustafa Ağa ve yardımcısı Simon Kalfa (Mimar Simeon) tarafından gerçekleştirilen inşaatın; I. Mahmut’un ölümünden sonra üç yıllık saltanat süren kardeşi III. Osman zamanında “Nur-u Osmani” (Osmanlı’nın Nuru) adıyla tamamlandı. Adını, padişah III. Osman’dan ve caminin içindeki ışıktan aldığıda söylenir.</p>
<p>Cami ile birlikte medrese, imarethane, kütüphane, türbe, çeşme ve sebilden oluşan bir külliye inşa edilmiştir. Çevresindeki birkaç dükkan da külliyeye dahildir. Barok sanatının etkisi kütüphane, türbe, çeşme ve sebilde de görülmektedir</p>
<p>Mimari Özellikler</p>
<p>Yüksek mermer merdivenlerle iki yönden camiye çıkılmaktadır. Barok üslupta inşa edilen camiinin, kare plan üzerine inşa edilmiştir. Harim kısmı (namaz kılmaya ayrılmış alan) tek bir kubbe ile örtülmüştür. İki yanda revaklı birer koridor bulunur ve bu koridorlardan harim kısmına birer giriş vardır.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/nuruosmaniye_4_copy.jpg"><img class="size-full wp-image-19288" title="nuruosmaniye_4_copy" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/nuruosmaniye_4_copy.jpg" alt="" width="700" height="471" /></a></p>
<p>Eteği 32 pencere ile çevrili olan ana kubbe 26 m çapındadır. Osmanlı camilerinde kullanılan en büyük kubbelerden birisi olan bu kubbe, duvarların üstüne oturan kemerler tarafından taşınır. Kubbe kemerlerinin duvar üzerindeki bitiminde bir kuşak halinde Fetih Suresi yazılıdır. Kubbede ise En-Nur Suresi’nin 35. Ayeti yer almaktadır: “Allah, göklerin ve yerin nurudur”.</p>
<p>Cami, beş sıra halindeki 174 pencere ile aydınlatılır. Pencereler, barok stilinde ve alçıdandır. Beş kubbeli olan son cemaat yeri U biçimindedir. Cami yazıları Hattat Rasim, Abdülhalim, Müzehhip Ali, Mehmet Refi Efendi&#8217;nindir.</p>
<p>Mihrap, çıkıntılıdır ve klasik Osmanlı camilerinden farklı olarak çok köşelidir ve bir yarım kubbe ile kapanmıştır.</p>
<p>Mahfil katına,ise ana giriş kapısının iki yanındaki mermer merdivenlerden çıkılmakdadır. Mahfil katı balkonları doğu ve batı cephelerindeki iki koridor üzerinde uzanır. Hünkar mahfili, doğu koridorunun sonunda bulunur. Mahfile dışardan, padişahın atı üstünde camiye girişine yol veren rampalı bir giriş bağlanmıştır. Hünkar Mahfili, günümüzde Eminönü müftülüğüne hizmet verir.</p>
<p>Yapıya bitişik iki şerefeli iki minaresinin taş külahları bulunur. Kurşun yerine taş alemler ilk defa bu camide kullanılmıştır</p>
<p>Cami, revaklı ve çok köşeli bir avluya sahiptir. Bu özelliği ile Osmanlı mimarisinde türünün tek örneğidir. Şadırvanı yoktur, önde ve arkada abdestlikleri vardır, ayrıca ek bir abdestlik giriş kapısı karşısında bodrumdadır. Avlu, Cağaloğlu ile Çemberlitaş arasında geçiş yolu olarak kullanılı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/nur-osmaniye-camii.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüstem paşa camii</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/rustem-pasa-camii.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/rustem-pasa-camii.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 17:49:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyenin En Güzel Camileri]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camiler]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel camiler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel camiler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi camiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19281</guid>
		<description><![CDATA[Rüstem Paşa Cami, İstanbulun, Tahtakale semtindeki Hasırcılar Çarşısı içinde yer alan bir cami. Tarihçesi Kanuni Sultan Süleyman&#8217;ın Sadrazamlarından ve aynı zamanda kızı Mihrimah Sultan&#8217;ın kocasıda olan Damat Rüstem Paşa için Mimar Sinan&#8217;a yaptırıldı (1561). Caminin yerinde önce Halil Efendi Mescidi vardı. Bu mescidin yeri çukurda kaldığı için Mimar Sinan, mescidin altına dükkânlar yaparak bir subasman meydana getirdi. Rüstem Paşa Camii, mescidin yerinde kuruldu. Mimari Camiye iki yandan merdivenle çıkılmakta. Planı dikdörtgendir, merkezi kubbe kemerlerle dört fil ayağına ve sütunlara oturur. Son cemaat yeri altı sütunlu ve beş kubbelidir. Önüne sonradan kemerler ile, sütunlar ve ahşap çatılı, saçaklı bir kısım eklendi. Rüstem Paşa Camii&#8217;nin kubbe eteklerine kadar her tarafı çinilerle kaplıdır. Özellikle lale motifli çiniler, Osmanlı çini sanatının en başarılı örneklerinden sayılır. Caminin şadırvanı sol taraftadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/529127728_b12b3ba7db_z.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19282" title="Süleymaniye ve Rüstempaþa Camileri" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/529127728_b12b3ba7db_z-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a><br />
Rüstem Paşa Cami, İstanbulun, Tahtakale semtindeki Hasırcılar Çarşısı içinde yer alan bir cami.<span id="more-19281"></span><br />
Tarihçesi Kanuni Sultan Süleyman&#8217;ın Sadrazamlarından ve aynı zamanda kızı Mihrimah Sultan&#8217;ın kocasıda olan Damat Rüstem Paşa için Mimar Sinan&#8217;a yaptırıldı (1561). Caminin yerinde önce Halil Efendi Mescidi vardı. Bu mescidin yeri çukurda kaldığı için Mimar Sinan, mescidin altına dükkânlar yaparak bir subasman meydana getirdi. Rüstem Paşa Camii, mescidin yerinde kuruldu.</p>
<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/529127728_b12b3ba7db_z.jpg"><img class="size-full wp-image-19282 aligncenter" title="Süleymaniye ve Rüstempaþa Camileri" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/529127728_b12b3ba7db_z.jpg" alt="" width="640" height="426" /></a><br />
Mimari</p>
<p>Camiye iki yandan merdivenle çıkılmakta. Planı dikdörtgendir, merkezi kubbe kemerlerle dört fil ayağına ve sütunlara oturur. Son cemaat yeri altı sütunlu ve beş kubbelidir. Önüne sonradan kemerler ile, sütunlar ve ahşap çatılı, saçaklı bir kısım eklendi. Rüstem Paşa Camii&#8217;nin kubbe eteklerine kadar her tarafı çinilerle kaplıdır. Özellikle lale motifli çiniler, Osmanlı çini sanatının en başarılı örneklerinden sayılır. Caminin şadırvanı sol taraftadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/rustem-pasa-camii.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ulu camii erzurum</title>
		<link>http://turkiye-rehberi.org/ulu-camii-erzurum.html</link>
		<comments>http://turkiye-rehberi.org/ulu-camii-erzurum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 17:20:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiyenin En Güzel Camileri]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[camiler]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel camiler]]></category>
		<category><![CDATA[güzel camiler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi camiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://turkiye-rehberi.org/?p=19275</guid>
		<description><![CDATA[Erzurumdaki en eski camilerinden dir Ulu Cami, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Çifte Minareli Medresenin de yanında bulunmaktadır. Saltuklulara Atabey ismi yakıştırıldığından ötürü bu camiye Atabey Camisi de denilmektedir. Camiyi Saltuklu Emiri Nasreddin Aslan Mehmet tarafından 1179 yılında yaptırılmıştır. Ancak onarım çalışmalarıyla özgün durumunu kaybetmiştir. Erzurum’a 1640 yılında gelen Evliya Çelebinin bu caminin toprak damlı olduğunu ve içerisinde de 200 çam direk bulunduğunu belirtmiştir. Ancak bu durumun biraz abartılı olduğuda sanılmaktadır. Caminin Sultan IV.Murad zamanında yiyecek deposu olarakta kullanılmıştır. Camideki kitabelerden anlaşıldığına göre değişik tarihlerde beş kez onarılmıştır. Erzurum Valisi Hüseyin Paşa 1639’da, Ali Efendi 1826’da camiyi onarmış, bunu 1858, 1860 yıllarında yapılan onarımlar izlemiştir. Bu onarımları belirten kitabeler de camiye yerleştirilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1957-1964 yılları arasında camiyi bir kez daha onarmıştır. Camide yapılan farklı tarihlerdeki onarımlar iç mekanda ise karışık bir mimariyi ortaya çıkarmıştır. Bununla beraber 51.00&#215;54.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı olan caminin mihrap duvarına dik yedi ayrı sahından meydana gelmiştir. Bugün on altısı duvarlara bitişik kırk paye ibadet mekanında üst örtüyü taşımaktadır. Caminin birinci bölümü beşik tonozla örtülüdür. İkinci bölümün önündeki iki mekan 10 sütunun taşıdığı tonoz örtülüdür. Üçüncü ve dördüncü bölümlerin üst örtüsü payeler tarafından taşınmaktadır. Orijinal mihrabın bulunduğu bölüm beş payenin taşıdığı kubbe ile örtülüdür. Caminin içerisinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/008_ulu_camii_2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-19276" title="008_ulu_camii_2" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/008_ulu_camii_2-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /></a><br />
Erzurumdaki en eski camilerinden dir Ulu Cami, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Çifte Minareli Medresenin de yanında bulunmaktadır.<span id="more-19275"></span> Saltuklulara Atabey ismi yakıştırıldığından ötürü bu camiye Atabey Camisi de denilmektedir. Camiyi Saltuklu Emiri Nasreddin Aslan Mehmet tarafından 1179 yılında yaptırılmıştır. Ancak onarım çalışmalarıyla özgün durumunu kaybetmiştir. Erzurum’a 1640 yılında gelen Evliya Çelebinin bu caminin toprak damlı olduğunu ve içerisinde de 200 çam direk bulunduğunu belirtmiştir. Ancak bu durumun biraz abartılı olduğuda sanılmaktadır.</p>
<p>Caminin Sultan IV.Murad zamanında yiyecek deposu olarakta kullanılmıştır. Camideki kitabelerden anlaşıldığına göre değişik tarihlerde beş kez onarılmıştır. Erzurum Valisi Hüseyin Paşa 1639’da, Ali Efendi 1826’da camiyi onarmış, bunu 1858, 1860 yıllarında yapılan onarımlar izlemiştir. Bu onarımları belirten kitabeler de camiye yerleştirilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1957-1964 yılları arasında camiyi bir kez daha onarmıştır.</p>
<p>Camide yapılan farklı tarihlerdeki onarımlar iç mekanda ise karışık bir mimariyi ortaya çıkarmıştır. Bununla beraber 51.00&#215;54.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı olan caminin mihrap duvarına dik yedi ayrı sahından meydana gelmiştir. Bugün on altısı duvarlara bitişik kırk paye ibadet mekanında üst örtüyü taşımaktadır. Caminin birinci bölümü beşik tonozla örtülüdür. İkinci bölümün önündeki iki mekan 10 sütunun taşıdığı tonoz örtülüdür. Üçüncü ve dördüncü bölümlerin üst örtüsü payeler tarafından taşınmaktadır. Orijinal mihrabın bulunduğu bölüm beş payenin taşıdığı kubbe ile örtülüdür. Caminin içerisinde toplam 40 adet sütun bulunmaktadır. Caminin içerisini 28 pencere ile aydınlatılmıştır. Bunlardan güneydeki ikinci pencere üzerinde 1826 tarihli onarım kitabesi bulunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/008_ulu_camii_2.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-19276" title="008_ulu_camii_2" src="http://turkiye-rehberi.org/wp-content/uploads/2012/05/008_ulu_camii_2.jpg" alt="" width="981" height="702" /></a></p>
<p>Caminin beş kapısı olup, bunlardan ikisi doğuda, üçü de kuzeydedir. Bu kapıların hiç birisi birbirine benzememektedir. Doğudaki birinci kapının iki yanında birer mihrapçık vardır. Bunun kenarına da 1860 yılında yapılan onarımın kitabesi yerleştirilmiştir. Caminin ilk yapımındaki mihrap duvarı önü hafif sivri kemerler üzerine oturan büyük pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür.</p>
<p>Günümüzde burada ahşap bir kubbe bulunmaktadır. Kubbe dışında kalan bölümler dıştan toprak damla örtülüdür. Caminin en gösterişli yönü orta eksendeki piramidal altı dizi mukarnas dolgulu tonozlu bölümüdür. Caminin sağ tarafında tuğladan yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Minareye cami içerisinden çıkılmaktadır. Şerefeden yukarısı yıkılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://turkiye-rehberi.org/ulu-camii-erzurum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

